A.Cihat Kürkçüoğlu
Aşık Sefai
İbrahim Tezölmez
Lavinya'ya Nazire
Selahattin E.Güler
Orfeus Mozaikleri
DÖVİZ KURLARI
Döviz Alış Satış
Dolar 1.9453 1.9488
Euro 2.5707 2.5707
TAZiYELER  + Ekle 
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
GENEL BiLGi KÖŞESi » Türkü Hikayeleri » Urfa Kurtuluş Türküsünün Hikayesi
26 Ağustos 2009 Çarşamba Saat 22:54

URFA KURTULUŞ TÜRKÜSÜ HİKÂYESİ



Abuzer AKBIYIK   *


Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra imzalanan Mondros Mütârekesi ile 7 Mart 1919 tarihinde Urfa, önce ıngilizler, ıngilizler'in çekilmesiyle de 31 Ekim 1919 tarihinde Fransızlar tarafından işgal edilmiştir. Fransızlar'ın Urfa'dan atılması için Urfalılar çok mücâdele etmiş ve birçok şehit vermişlerdir.


Urfalı, düzenli bir kuvvetle değil, şehrin eşrafın­dan "Onikiler" başta olmak üzere şehir merkezi, ilçe ve köylerden katılan aşiretlerle oluşturulan mahalli çetelerle Urfa'yı düşman işgalinden kurtarmıştır. Bütün yurtta, Gaziantep ve Kahramanmaraş'tan sonra kendi kendini kurtaran üç şehirden biridir Urfa.


Urfalı, kurtuluş savaşında büyük mücâdeleler vermiş, 11 Nisan 1920 tarihinde bir destân yazarak kanı canı pahasına çarpışmış ve düşman kuvvetle­rini aziz vatanımızdan atmıştır. Kötü hava şartları, maddi imkansızlıklar, silah ve cephâne yokluğu Urfalıları yıldırmamış, mücâdelelerini bir an olsun durdurmamıştır. Çetin geçen kurtuluş günlerinde Urfalıların gösterdikleri mücâdele ve kahramanlık­lar dikkate şayandır.


Halkın oluşturduğu milis kuvvetleri, düşmanla göğüs göğüse çarpışıp şehri düşman işgalinden kurtardığı için, Urfalıların bu kahramanlıklarını te­yid etmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi"nce Urfa'ya "Şanlı" ünvanı verilmiştir.


İşte kurtuluş savaşı sırasında, Fransızlarla yapı­lan bu mücâdeleler folklorumuza da yansımış; tür­külere ve hoyratlara konu olmuştur. Biz bu yazı­mızda Urfa'nın düşman işgalinden kurtuluşunun, türkülerimize ve hoyratlarımıza yansımasını ele alacağız.


Frasızlar'ın Urfa'yı kuşatmasından sonra ilk bü­yük hücumlar Fransızlar'ın ellerinde bulunan Kürkçü Osman Efendi'nin evine, Şişko'nun damına ve Mahmûd Nedim Konağı gibi mekânlara yapıl­mıştır. Bu hücum sırasında Fransız kuvvetleri iyi mevzilendiği için, Urfalılar mazgallara gizlenmiş makinalı tüfeklerin yaylım ateşi altında kalmışlar­dır. Bu baskınlar çok kanlı olmuştur. Bu çarpışma­larda 82 Urfalı şehit olmuş ve birçoğu da yaralan­mıştır. Bu olay üzerine aşağıdaki türkü halk ara­sında söylenmeye başlamıştır.


 


Şişkonun damından atliyamadım


Cabırhanam töküldü topliyamadım


Üçbeş Fransızı pakliyamadım


               


Vurmayın arkadaşlar ben yaralıyam


El alem al geymış ben karalıyam


............


Urfa kurtuluşunun en önemli çarpışmalarından biri "Şebeke Boğazı" mevkiinde yapılan çarpışma­dır. Urfalı, kurtuluş savaşına son noktayı Şebeke Boğazı'nda koymuştur.


Urfa'da yapılan mücâdele sonucu, Urfa'da ka­lamayacaklarını anlayan Fransız güçleri, 11 Nisan 1920 sabahleyin saat 4 sıralarında 500 civarında Fransız kuvveti Hastane ve Hızmalı Köprü yolunu izleyerek iki koldan Suruç yönüne doğru yola çıkar­lar. Kendilerine eşlik etmek üzere Ömer ızzet  ko­mutasında 10 jandarma eri görevlendirilmiştir. Yine Fransız kuvvetlerinin Suruç civarında bulunan Fransız kuvvetler ile birleşip tekrar Urfa'ya dön­memeleri için Teğmen Münir Efendi komutasında yaklaşık 100 kişilik bir kuvvet de kendilerini 3-4 ki­lometre arkadan takip etmektedir. Fransız öncüleri, yolda ilerlerken köylülere ateş ederler; köylüler de karşılık verir ve çatışma başlar. Bunun üzerine Fransızları Urfa'ya geri dönmemeleri için geriden  izleyen kuvvetin komutanı Teğmen Münif Efendi, Ali Saip Bey'e şöyle bir rapor gönderir: "Düşman öncüsü ve bilhassa öncüde bulunan Ermeniler'in yolda rastladıkları aşiretlere ve bilhassa yol üzerin­deki köylülere ateş etmeleri üzerine köylüler de on­lara ateş ettiler. Fransız komutan bunu planlı bir saldırı zannetti; kuvvetlerine savaş düzeni aldırdı ve makineli tüfeklerle bize ateşe başladılar. Şebeke Boğaz'ında şiddetli bir çatışma başladı. Urfa yolunu koruma altında bulunduruyorum, durumumuz tehlikelidir. Acele emrinizi bekliyorum."


Bu haber Urfa'da çabuk duyuldu, "Fransızlar Norman kuvvetleriyle birleştiler geri geliyorlar", "Fransızlar köyleri yakıyorlar", "Fransızlar aşiret­lerle savaşa tutuşmuş" söylentileri yayıldı. Bunu duyan Urfalı, silahını alıp Şebeke Boğazı'na doğru yola çıktı. Çarpışma seslerini duyan civardaki köy­lüler de yetişerek çarpışmaya katıldı. Çarpışmalar bir süre devam ettikten sonra Fransız komutanı Hauger, beyaz bayrak açarak teslim olacaklarını bildirdi. Dağlarda mevzilenen Urfalı çeteler ve köy­lüler, teslim olmak isteyen Fransız kuvvetlerine yaklaşırken, Fransızlar tekrar Urfalı çetelere yaylım ateşine başladılar. ışte bu esnada birçok Urfalı şehit oldu ve birçoğu da yaralandı. Fransızların bu oyunu Urfalıları galeyana getirdi. Urfalılar topye­kun saldırıya geçerek Fransız kuvvetlerini etkisiz hale getirdiler. Bu olayla ilgili (13. Kolordu Komutanlığı'nın 17 Nisan tarihli raporunda) Fransız kuvvetlerinin komutanı Binbaşı Hauger ve Yüzbaşı Sajous (Saju) olmak üzere Fransızlardan 296 kişi öldürülmüş, 67 kişi yaralanmış ve 140 kişi de esir alınmıştır.


Şanlıurfalı şehitlerin anısına, Valilikçe 11 Nisan 2001 tarihinde bir anıt dikilerek tespit edilebilen şe­hitlerin adları kaideye yazılmıştır.


Düşman kuvetlerini imha eden Urfalılar, şehri düşman işgalinden kurtardıkları için sevinç gözyaş­ları içersinde Urfa'ya dönerken duygularını şöyle dile getirmişlerdir:


Kolumu salladı toplar oynadı


Karadaş içinde çete kaynadı


Yaşasın Urfalılar teslim olmadı


                               Dı yerı yerı kumandanlar yerı


                               Çetelerim gidiyor dönmüyor geri


 


Tılfındır hestahana karşıma karşı


Zalım Fransızın bomba atışı


Urfa çetelerinin süngü takışı


                               Dı yerı yerı Bozanbegim yerı


                               Çetelerim gidiyor dönmüyor geri


 


Tılfındır tepesinde tabya kuruldu


Ermeniler Fransıza asker yazıldı


Şebekede Fransıza mezar kazıldı


                               Dı yerı yerı Bozanbegim yeri


                               Çetelerim gidiyor dönmüyor geri


Çekerim çekerim gitmez kadana


Fransızın kurşunu değmez adama


Dönmezsem haber verin anama


                               Dı yerı yerı kumandanlar yerı


                               Çetelerim gidiyor dönmüyor geri


 


Şişkonun damından atladım geldim


Cabırhanam tökıldı topladım geldim


Hayın düşmanları pakladım geldim


                               Dı yerı yerı kumandanlar yerı


                               Çetelerim gidiyor dönmüyor geri


 


Fransızın başında kırmızı fesler


Atılıyor bombalar gelmiyor sesler


Ruhları çekilmiş kalmış kafesler


                               Dı yerı yerı kumandanlar yerı


                               Çetelerim gidiyor dönmüyor geri


Şebeke dağları yüce yüce dağlar


Sajo oturmuş yarasın bağlar


Fransız askeri için için ağlar


                               Dı yerı yerı kumandanlar yerı


                               Çetelerim gidiyor dönmüyor geri


 


Şair Hulusi Kılıçaslan, Urfalının, Kurtuluş Savaşı'ndaki mücâdele azmini, kutsal değerlerine bağlılığını bir hoyratında şöyle dile getirmiştir:


Harpten döndüm yurda ben


Oldum hurda hurda ben


Ben bir Türk çobanıyım


Koyun vermem kurda ben


 


Ben ölüm


Düşman kurşunundan ben ölüm


Ay yıldızlı bayrak için ben ölüm


Dumanlı dağlar, gülü bahçalı dağlar


Şirin Urfam için ben ölüm


 


 


 


Kaynaklar:


Müslüm Akalın, Milli Mücadelede Urfa, Özlem Kitabevi.


Osman Özsoy, Urfa Türküleri Kitap Çalışması, Urfa 1935.


Osman Bengisu (Diş Doktoru) ile yapılan görüşme.


 


 

Şu An Sitede
15 Kişi Online
DÜNÜN MANŞETLERi
SEFERLER  + Ekle 
ETKiNLiK  + Ekle 
ARŞİVDE ARA
ÇOK OKUNANLAR
ÜYELİK
Genel İçerikler