A.Cihat Kürkçüoğlu
Aşık Sefai
İbrahim Tezölmez
Lavinya'ya Nazire
Selahattin E.Güler
Orfeus Mozaikleri
DÖVİZ KURLARI
Döviz Alış Satış
Dolar 1.9453 1.9488
Euro 2.5707 2.5707
TAZiYELER  + Ekle 
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
04 Aralık 2008 Perşembe Saat 06:25
Viranşehir yöresinde yüzey araştırmaları dışında arkeolojik kazılar yapılmamıştır. Yaban, Kele, Tell-tarik, Atşana, Annabi, Arbit, Tell-arbit, Tell-hinne, Tell-saif, Tell- goran başta olmak üzere yörede birçok höyük bulunmaktadır. Bunlardan bazılarında yapılan araştırmalarda ortaya çıkan buluntu ve kalıntılar burada, Neolitik Çağda yerleşik bir düzenin olduğunu göstermektedir.

Neolitik Çağdan sonra Kalkolitik Çağda da (MÖ.5500-3500) yörede yerleşim devam etmiştir. Yöre 1600 yıllarında Mitanilleri yenen Hititlerin egemenliği altına girmiştir. MÖ.XI.yüzyılda Mezopotamya’dan kuzeye doğru göç eden Aramiler burayı ele geçirmiş ve MÖ.X.yüzyılda burası Bit-adini Krallığına bağlanmıştır. Asurlular MÖ.IX.yüzyılın ortalarına doğru bu krallığı ortadan kaldırarak Viranşehir’in de dahil olduğu Şanlıurfa topraklarını ele geçirmişlerdir. Anadolu’nun büyük bir kısmına hakim olan Persler Viranşehir’i de ele geçirmiştir. Büyük İskender’in Persleri ortadan kaldırmasından sonra yöre bir süre Makedonyalıların, İskender’in ölümünden sonra da Seleukosların egemenliğine girmiştir. Bu dönemleri Roma, sasani ve Bizans dönemleri izlemiştir.

VII.yüzyılda yöreye Arap akınları başlamış ve Araplar bir süre buraya hakim olmuşlardır. Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra Türkmen boyları buraya yerleşmeye başlamış, bunu Selçuklu hakimiyeti izlemiş, bir süre de Urfa Haçlı Kontluğu’nun yönetimine girmiştir. Musul Atabekleri yönetiminden sonra XIII.yüzyılda, yeniden Selçukluların egemenliği altına girmiştir. Moğolların Selçukluları yenmesinden sonra Şanlıurfa ile birlikte Viranşehir de Moğollar tarafından yağmalanmıştır. Moğolların Anadolu’dan çekilmesinden sonra Memluklular, Akkoyunlular ve Safeviler buraya hakim olmuş, 1517’de Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sırasında da Osmanlı topraklarına katılmıştır.

Roma döneminde Antoniopolis, Arap döneminde Tellmavzelat, Tellmuzin ve Tella; Urfa Kontluğu döneminde de Konstantina isimleri ile tanınmıştır. Tarihi İpek Yolu’nun üzerinde yer alan önemli bir konaklama ve ticaret merkezi idi bu nedenle de birçok kez yağmalanıp yıkılmıştır. XX.yüzyılın başlarında etnik gurupların ayaklanmalarından etkilenmiştir.


Çemdin Kalesi (Eski Kale) 

Viranşehir-Şanlıurfa karayolunun 9.km.sinde bulunan Çemdin Kalesi MS.II.yüzyılda Romalılar tarafından yapılmıştır. Bizanslılar, Araplar, Akkoyunlular tarafından da kullanılan kale birkaç kez el değiştirmiş, onarılmış ve genişletilmiştir.

Viranşehir’de yüksek bir tepe üzerinde bulunan kale sert kalker taşından yapılmıştır. Çevresindeki kayalıkların içerisi oyularak buradan da yararlanılmıştır. Kaleyi çevreleyen sur ve burçlar beyaz kesme taştan yapılmış, iç kısımlar moloz taş ve dolgu malzemeleri ile doldurulmuştur. Sur duvarları 3-4 m. kalınlığında olup, 8-10 m. aralıklarla, 13-14 m. yüksekliğinde burçlarla takviye edilmiştir. Çevresinde içerisi su dolu olan 5 m. derinliğinde ve 5 m. genişliğinde de bir savunma hendeği yapılmıştır.

Kalenin doğu ve batı yönünde iki kapısı bulunmaktadır. Bu kapıların önünde de su hendeğinin üzerine konulan iki seyyar köprüye yer verilmiştir. Günümüzde iyi bir durumda olan kalenin içerisinde yapı kalıntıları bulunmaktadır.


Tella Martyrionu 

Tela Martyrionu bölgedeki Bizans döneminde yapılmış en büyük Hıristiyan yapılarından birisidir.

Büyük bir nekropol alanının ortasına yapılan bu yapının yöredeki önemli bir aziz için 4-5. yüzyıllarda yapıldığı sanılmaktadır. Bazı iddialara göre de; Viranşehir’de doğan sonra da Monofizit Süryani cemaatini (Yakubilik) dağınık halden bir araya toplayan, Tibeloyo (evrensel metropolit) unvanına kadar yükselen 578’de Mısır’da ölen ve cesedi 622’de Viranşehir’e getirilen Mar Yakub’un gömüldüğü Fisilte Manastırı burasıdır.

Martyrion bazalt taşından ve kesme taştan sekizgen planlı bir yapıdır. Üzeri 34.50x32.00 m. ölçüsünde sekiz paye üzerine oturtulmuş bazalt taşından bir kubbe ile örtülmüştür. XX.yüzyılın başlarına kadar iyi bir durumda gelen bu yapıdan günümüzde sadece bir payesi ayaktadır. Çevresinde yapılan araştırmalarda çok sayıda mozaik parçasının bulunuşu yapının zengin bir mozaik süslemesi olduğunu göstermektedir. 


Fotoğraflar, Viranşehir Belediyesi web sitesinden alınmıştır.

Şu An Sitede
22 Kişi Online
DÜNÜN MANŞETLERi
SEFERLER  + Ekle 
ETKiNLiK  + Ekle 
ARŞİVDE ARA
ÇOK OKUNANLAR
ÜYELİK
Genel İçerikler