A.Cihat Kürkçüoğlu
Aşık Sefai
İbrahim Tezölmez
Lavinya'ya Nazire
Selahattin E.Güler
Orfeus Mozaikleri
DÖVİZ KURLARI
Döviz Alış Satış
Dolar 1.9453 1.9488
Euro 2.5707 2.5707
TAZiYELER  + Ekle 
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
GENEL BiLGi KÖŞESi » Ses Sanatçıları » İbrahim Tatlıses
03 Eylül 2009 Perşembe Saat 01:46

 

İbrahim Tatlıses

İbrahim Tatlıses'in hayatı ; sesi güzel bir Urfalı delikanlısının sıfırdan başlayarak azim ve kararlılıkla elde ettiği inanılmaz başarısının bir öyküsüdür. 70'li yıllarda inşaatlarda işçilik yapan karayağız bir gencin, hem müzik hem de iş dünyasi anlamında tırnaklarıyla kazıya kazıya zirveye tırmanmasının hikayesidir. Tahsil yapmamış, maddi imkanları olmayan bir inşaat işçisinin, Türkiye başta olmak üzere ortadoğu,Türk cumhuriyetleri,  Avrupa ve Amerika olmak üzer dünyanın birçok ülkesinde tanınan,  ünlü bir sanatçısı olması, uçağı olan ve binlerce kişinin patronu olması elbetteki kolay bir iş değildir. Fakat ne yazık ki bu kadar meşhur bir sanatçının hayat hikayesini yaşadıkları zorlukları, karşılaştığı problemleri, aştığı engelleri henüz kimse bilmemektedir. Herhengi bir yerde yayınlanan daha doğru dürüst bir biyografisi bile yoktur.  Bölük pörçük, magazin bilgilerinin dışında İbrahim Tatlıses'i dediğimiz manada ne yazık ki yazan olmamıştır. İbrahim Tatlıses hep magazin basının gündeminde olmuştur. Yazılanlarda hep magazin tarafı olmuştur. Doğduğu yaşadığı yerler, ailesi, yakın arkadaşları, müziğe başlamadan yaptığı  işler,  Urfa'daki müzik hayatı ve müzik çevresi, yaptığı mahalli bantlar, Elazığ bantları, şöhrete giden ilk basamaklar, çalıştığı pavyon ve gazinolar, konser verdiği yerler, gittiği ülkeler, destek olanlar, köstek olanlar, 45'likleri, LP'leri, kasetleri, flimleri, dizleri ve diğer çalışmaları, aldığı ödüller, iş alanına girişi, yaptığı işler vb. ayrıntılı yazılırsa İbrahim Tatlıses'in hayatının çok insana örnek olacak öykülerle dolu olduğunu tahmin etmekteyim. Bu çalışmadan üç günde meşhur olmak isteyen insanların bazı dersler çıkaracağını, başarının sırlarını, başarısızlıkların nedenlerini öğrenilebileceklerini umuyorum. Bu nedenle İbrahim Tatlıses'in romanlara konu olacak hayat hikayesini yazmalı veya yazdırmalı diyorum.

 İbrahim Tatlıses'in hayatı ile ilgili ayrıntılı ve sağlam bilgilere dayanan bir kaynak olmadığından çeşitli kaynaklardan derlediğimiz hayat öyküsünü sizlere sunmaktayız. 

Hayatı:

Türkiye'nin en ünlü ses sanatçılarından biri olan İbrahim Tatlıses, 1 Ocak 1952 tarihinde Urfa'da doğdu.  Kalabalık ve yoksul bir ailenin çocuğu olan  küçük yaşlardan itibaren birçok mesleklerde çalıştı. Meşhur oluncaya kadar çok mücadele etti, girişkenliği ve azmi sayesinde yılmadı ve şöhreti yakaladı. Urfa meclislerinde kendini yetiştirdi. Elazığ’da  yapmış olduğu bantla şöhrete adım attı. Birçok şehirlerde halk konserleri verdi. Mıkım Tahir'in “Ayağında Kundura” türküsünü televizyonda okuyunca şöhretini perçinleştirdi. Şanlıurfa başta olmak üzere bütün yörelerin, ayrıca Azeri ve Kerkük yöresinin türkülerini, hoyratlarını fevkalâde okuyabilir. Ünü yurt sınırlarını aşmıştır.

İbrahim tatlıses; çok yönlü bir sanatçıdır. Müzik alanında yorumcu, söz yazarı, besteci, derlemecilk yapmakta, flim sektöründe yönetmen, oyuncu, senaristlik yapmaktadır. Televizyonlarda; ise "İbo shov", "Tek tek " gibi talk show programları hazırlamakta, "Fırat" gibi dizi flimleri ve çeşitli sanatçılara video klip yönetmenliğini yapmaktadır.

Müzik çalışmalarından dolayı defalarca yılın sanatçısı seçildi ve sayısız ödüller aldı.

Tatlıses, bugün, yalnız sanatçı kişiliğiyle değil, yanında çalıştırdığı ikibin kişiyle ve hâlâ insanlara iş alanlari açan başarili işadami kimligiyle de Türkiye'nin sayılı isimleri arasında yer almaktadır.Tatlıses'in sahip olduğu şirketler grubu; gıda, müzik şirketi, film, prodüksüyon, otel, turizm, tekstil, inşaat havacılık ve radyo, televizyon dergi ve gazeteleriyle yayıncılık dallarında faaliyetlerini sürdürüyor.
 

Okumayı çok istediği halde küçük yaşta ekmek kavgasına girdiğinden okuyamamıştır. Okuma yazmayı şöhret olduktan sonra öğrenmiştir. Urfa'daki imkansızlıkları ve okuyamamasının acısını da her fırsatta dile getirmiştir. Tatlıses'in  "Urfa' da Oxford vardı da gitmedik mi ?"sözü ile lonuyu en veciz şekilde dile getirmiştir. Eğitime verdiği önem nedeniyle doğduğu şehir olan  Urfa' da "İbrahim Tatlıses İlköğretim okulu"nu yaptırmıştır.

Müzik Hayatı

İbrahim Tatlıses Yedi çocuklu kalabalık ve fakir bir ailenin çocuğudur. yaşamin agir yükünü henüz çocuk yaşlarda iken omuzlar ve çalışmaya başlar, İnşaatlarda soğuk demircilik yapar.  İyi bir demirci ustası olur. Yanık güzel bir sesi vardır. Dinlenme sıralarında arkadaşlarına yanık sesiyle türküler hoyratlar okur. Daha sonra Urfa'da "halk konservatuarı" denen geleneksel  "Sıra Geceleri'  ve   "Asbap geceleri"nde büyüklerin yanında türküler, hoyratlar okumaya başlar. Sesinin güzelliği fark edilince Urfa ve ilçelerinde yapılan konselere ses sanatçısı olarak götürülür. Urfa kurtuluşu ile ilgili hazırlanan konser programlarına katılır.  Çevresi artık onu sesi ile tanınmaya başlar. Tatlıses, artık dönemin meşhur okuyucularıyla oturup kalkmaya ve müzikli gecelere katılmaya başlar.  Birkaç mahalli bant yapar. Bu arada Urfa'da kahvehane işletmeciliği, kapaklı pasajında bant satıcılığı işleri de yapar. 

Daha sonra zamanın müzik yapımcıları Urfa' yı gezerken yanık sesli kişileri soruştururken bir tanıdığı onu İbrahim' i öneririler. Yapımcılar sesini  beğenince ona birkaç plak yaparlar.  Bu plaklar Tatlıses henüz şöhreti getirmemiştir. 

Önce Adana'da ardından Ankara'da çeşitli gazinolarda sahne alır. Sesinin güzelliğini dinleyenler vasıtasıyla şöhreti dilden dile yayılır. Yetmişli yılların ortalarina doğru İstanbul'a geçerek orada sahne almaya başlar. Bu arada ailesi de Urfa'dan ayrılarak  İstanbul' a yerleşir. İbrahim gençlik yıllarının başlarında büyük şehirin acımasızlığını görmüştür. Kafaya takmıştır. İstanbul anlatılan gibi taşı toprağı altın bir memleket değildir.Ya İstanbul' ayak uyduracaktır, ya da İstanbul ona ayak uyduracaktır.

Tekrar şansını deneyen sanatçı ailesinin ve çevresinin yardımıyla ilk kasetini çıkarır. Bu albüm onu şöhrete ulaştıracak olan kapıları ardına kadar açmıştır. "Ayağında Kundura" ile müzik dünyasına bomba gibi düşer.

1977 yılında çıkardığı "Ayağında Kundura" adlı kırkbeşlik plakla tüm Türkiye'ye sesini duyurur. Ardından "Sabuha", "Dom Dom Kurşunu", "Bir Mumdur" gibi türküleriyle Türkiye'nin gelecekteki müzik hayatında sarsılmaz bir yere sahip olur.

80' li yıllar İbrahim Tatlıses' sin yılları olur Bu yıllarda tüm Avrupa ve Ortadoğu ülkeleri onunla tanıştır. Yunanistan'dan Suudi Arabistan'a, Almanya'dan Afganistan'a çok geniş bir coğrafyada, milyonlarca hayran edindi. Kasetleri ve posterleri bazı ülkelerde milyonlarca satarken yurtiçinde ve yurtdışında sayısız ödülün sahibi oldur. Seksenli yıllarda çıkardığı "Allah Allah", "Kara Zindan", "İnsanlar" ve "Fosforlu Cevriyem" gibi albümlerinin satışı milyonları aşar. 80'li yıllar Tatlıses'in en parlak dönemlerinden biridir. 

İbrahim Tatlıses, 90'lara da hızlı girdi. Uğur Bayar ve Mustafa Özhan ikilisinin müzik yönetmenliğini yaptığı albüm, söz ve müziği kendisine ait "Ah Keşkem"le çıkış yaptı. İki Gözüm İki Çeşme" ve "Yar Diline" gibi popüler parçaların yanı sıra kendisine ait eserleri yorumladı. Sanatçı 90'lı yıllarda olgunluk devrine girmiştir. Artık sarsılmayacak kale olmuştur. Türkülerden Arabesk'e geçmiştir.90'lı yıllar aynı zamanda Tatlıses için ticaretin başlamış olduğu yıllar olmuştur. Tatlıses Turizm, Tatlıses Lahmacunculuk, Tatlıses Otelleri gibi birçok şirket kuran sanatçı şarkıcılığı yanında bu işleriyle de uğraşmaktadır artık.

Tatlıses'in 1993 yılında çıkardığı albüm ise "Mega Aşk" adını taşır. Mustafa Özden'in yönetmenliğini ve aranjörlüğünü yaptığı albümde Selami Şahin'e ait "Seni Sevmediğim Yalan", "Akşamdan Akşama", "İçem Diyorum", "Bu Nasıl Güzel"; Yusuf Hayaloğlu'na ait "Dağlarda Kar Olsaydım"; Ali Gencebay'a ait "Çakmak Çakmağa Geldik"; Arif Sağ'a ait "Kötü Kader"; Hasan Kaplan'a ait "Yürüyorum Dikenlerin Üstünde"; Mehmet Arslan'a ait "Ben Ne İnsanlar Gördüm" ve kendisine ait "Mega Aşk", "Sen Sen", "Derya" adlı onüç parça yorumlar.

Tatlıses ; 1994 tarihinde ise "Haydi Söyle" albümünü çıkarır. Burhan Bayar, Arif Sağ, Özkan Turgay ve Zafer Dalgıç'tan oluşan uzman bir kadro eşliğinde hazırlanan albümde. "Haydi Söyle", "Nankör Kedi", "Saza Niye Gelmedin", "Tombul Tombul" gibi parçalar büyük beğeni kazanırken, Tatlıses köklerini de unutmayarak "Maraş Maraş" adlı derlemesini seslendirdiği Kazancı Bedih'i de müzikseverlere tanıtmış oldur.

İbrahim Tatlıses, adıyla birlikte anılan ve eski kırkbeşliklerde kalan ünlü parçalarını, 1995 yılında "Klasikleri" adını taşıyan albümde biraraya getirir. Günümüz teknolojisinden yararlanılarak alt yapısı hazırlanan albümde, eski parçalarını yeniden seslendirerek hem yeni kuşağın eski Tatlıses'i tanımalarını hem de hayranlarının piyasada kaydı olmayan bu şarkıları arşivlerine katmalarını sağlar.

Tatlıses; 1996 yılında "Ben De İsterem" adını taşıyan albümüyle yeni bir satış rekoruna imza atar. Sendur Güzelel'in yönetmenliğini, Osman İşmen'in aranjörlüğünü yaptığı çalışmada yer alan "Fırat" türküsüyle uzun süre listelerde kalır. "Allahım Neydi Günahım", "Yakamoz", "Yol Ver Dağlar" gibi popüler parçaları kendisine has üslubuyla yorumlayarak 1996 ve 1997 yılında sayısız ödülün sahibi olur.

Tatlıses, hızını kesmeyerek 1997 yılında "At Gitsin" albümünü piyasaya sürer. Albüme adını veren parça başta olmak üzere tüm parçaları yine Türk halkının diline dolanır. Tatlıses, bu albümde pop müziğin ünlü isimlerine ait parçaları da seslendirir. Kayahan'ın "Odalarda Işıksızım", Sezen Aksu'nun "Erkekler" ve Yıldız Tilbe'nin "Anam" adlı parçalarını yorumladı. "Bi Tanem", "Güneş Dogmuyor" ve "Ağlıyorum Kahrımdan" adlı parçalarını seslendirdiği yeni bir yeteneği, Cengiz İmren'i müzikseverlere tanıtır.

"Selam Olsun"dan sonra son albümü "Yetmez mi" 2001 yılında piyasaya sürüler. Bebeğim, Yetmez mi gibi bir çok parça yine dilden dile dolaşır. Erol Köse Production tarafından hazırlanan son albümü "Tek Tek" bu sene piyasa çıkar. "Tek Tek" şarkısını albüm çıktığında andan itibaren her yerde duymaya başlanır.. Bu albümdeki "Tabi Tabi" "Seni sana Bırakmam" "Tek Tek" şarkıları dillerde dolaşır. 2007 yılında “Bulamadım”, 2008 yılında “Tosuno”, 2009 da Yağmurla gelen kadın albümü ile sevenlerine seslenir.

 

Şu An Sitede
28 Kişi Online
DÜNÜN MANŞETLERi
SEFERLER  + Ekle 
ETKiNLiK  + Ekle 
ARŞİVDE ARA
ÇOK OKUNANLAR
ÜYELİK
Genel İçerikler